http://31.192.212.208/b/flash/sorumluluk2.html

8 Şubat 2012 Çarşamba

SEN BUNA PEYNİR TABAĞI MI DİYORSUN?

Peynirle 'sürdürülebilir' ilişkim sanırım son beş yıldır söz konusu. Ondan önce sadece krem peynir ve taze kaşar peyniri ile sınırlıydı. Hele beyaz peyniri vız vızlanmadan tüketebilmem için 'renksiz, kokusuz ve hatta tatsız' olması gerekiyordu. Aslında bu standartlara göre ha tofu yemişim ha beyaz peynir... Dediğim gibi geçmişte böyleydi. Oysa şimdi otlu peynir dışında (o kadar da büyük boylu değil!) peynir tüketebiliyorum. Aynur sağolsun, her kış Sarıkamış tatilinden dönerken kafam kadar büyüklükte bana Kars kaşarı getirdiğinden, iyice alıştım farklı peynirleri de tüketebilmeye... Dün akşam Cevahir'de 'alışveriş merkezi uğultusu' duymamak için City Brasserie'ye girdik. Gelen 'peynir tabağı' tam bir hayalkırıklığıydı. Mühim mevzular arasında tabak kaynadı gitti ama dediğim gibi yolunuz düşerse, peynir tabağı söylemeden önce iki kere düşünün... Bu arada Batik'te yüzde 80 indirim var, hatırlatayım dedim...

2 yorum:

Meral Erdoğan dedi ki...

kutucum, en son orada yedigim sufle berbatti...

Bellek Kutusu dedi ki...

Benim için de tam bir hayalkırıklığıydı Arwen'cim...